Mehmet Kına’nın Heey Keçiler, Hooy Keçiler sergisi, modern kontekstte mozaik sanatını yeniden tanımlıyor ve izleyiciyi doğrudan sanatın kalbine çarpan sembollerin dinamik dünyasına davet ediyor. Bu sergi, sadece teknik ustalığın bir göstergesi değil; toplumsal bellek, kırsal yaşam ve kültürel belleğin güncel meselelerle nasıl köprü kurduğunu da açıklıyor. Eserler, taş ve camın birleşiminden doğan dokusal zenginlikle, Anadolu’nun eski mozaik geleneklerini çağdaş bir söylemle yeniden sentezliyor.
İzleyiciye ilk temas anında güçlü bir görünürlük sunan bu sergide, keçi imgesi yalnızca doğal bir figür olarak karşımıza çıkmıyor; direnişin, uyumun ve toplumsal eleştirinin simgesi olarak da işlev görüyor. Sanatçı, ailesel bağları ve kişisel geçmişi üzerinden keçileri estetik bir anlatıya dönüştürerek, geniş bir toplumsal panorama sunuyor. Taş, cam ve doğal malzemelerle üretilen yüzeyler, mozaik geleneğinin kadim ritmini hatırlatırken güncel meseleleri de seslendiriyor.
Kına’nın üretim pratiği, geleneksel teknikleri çağdaş kavramsal çerçeveyle bütünleştirme becerisini öne çıkarıyor. Bu birleşim, izleyiciye sadece görsel bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda toplumsal yaşam ve kırsal dönüşüm üzerine düşündürücü bağlantılar kuruyor. Eserlerde keçilerin doğal davranışları ve yaşam alanlarına dair betimlemeler, estetik bir eder olarak karşımıza çıkıyor ve izleyiciyi doğayla kurulan bağı yeniden keşfetmeye çağırıyor.
Madde ve biçim arasındaki bu dengeli gerilim, serginin insan-doğa ilişkisini nasıl işlediğini netleştiriyor. Kına, her bir eserde renk ve doku kullanımıyla belirgin bir atmosfer yaratıyor; bu atmosfer, seyirciyi bir hikâyeye çekiyor ve mozaik yüzeylerde saklı anlamları aramaya yönlendiriyor. Keçinin temsilinin çoğu katmanlı yapısı, baskın bir sembolik dil oluşturarak toplumsal eleştiri ve bireysel hafıza arasında köprü kuruyor. Sebep-sonuç ilişkileri üzerinden giden bu anlatı, izleyiciye 21 eserin arka planında yatan düşünsel süreçleri keşfetme imkanı tanıyor.
Serginin küratörü Betül Ketenci’nin ifadeleri, geleneksel mozaik tekniklerinin çağdaş kavramsal çerçeveyle nasıl etkileyici bir birleşim oluşturduğunu özetliyor. Ketenci, eserlerin figüratif anlatım, güçlü renk kullanımı ve dokusal zenginlik ile dikkat çektiğini belirterek, keçi imgesinin direniş, uyum ve toplumsal eleştiri unsurlarını nasıl bir araya getirdiğini vurguluyor. Bu yaklaşım, izleyiciye hem estetik bir deneyim hem de düşünsel bir yönelim sunuyor.
Serginin gösterim süresi boyunca 11 Mart 2026 tarihine kadar ziyaretçilere açık olması, eserin toplumsal ve sanatsal kapsamını daha geniş bir kitleyle buluşturuyor. Evrenin parçası olan Evrim Sanat Galerisi, mekânın kendine özgü atmosferini kullanarak dekoratif ve anlam yüklü bir deneyim yaratıyor. Adres ve ziyaret saatleri, sanatseverlerin planlı ziyaretlerini kolaylaştırıyor: Caddebostan Mahallesi, Bağdat Caddesi, Ergun Apt. No: 244, Kat 2 Daire 8, Kadıköy, İstanbul. Ziyaret saatleri hafta içi ve hafta sonu için belirlenen ritimde, Salı günleri ise kapalı.
Mehmet Kına, 1967 yılında Hatay Yayladağı’nda doğdu ve uzun yıllardır mozaik sanatını, modern anlatım dilleriyle bir araya getiriyor. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünden mezun olan sanatçı, özel kurumsal platformlarda birçok kişisel ve karma sergiye imza attı. Lise döneminden itibaren mozaik çalışmaya başlayan Kına, Düş Yolcusu Sanat Durağı, Kozyatağı Kültür Merkezi gibi pek çok mekânda aktif olarak üretim yaptı. Hatay Mozaik Müzesi ile kurduğu görsel temaslar, onun çalışmasına derin bir kök kazandırıyor. Bugün Maltepe’deki atölyesinde üretimini sürdüren sanatçı, Kültür Bakanlığı tarafından mozaik sanatçısı statüsüne sahip olarak tanınıyor ve bu yetkinliğini güncel sergilerde güçlendirmeye devam ediyor.
Bu sergi, yalnızca estetik bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin zengin mozaik geleneğini güncel sanatsal söylemlerde nasıl kullanabileceğine dair net bir örnek teşkil ediyor. Kına’nın eserleri, toplumsal bağlar, birlikte yaşama pratiği ve kırsal dönüşüm temalarını ortak bir çerçeve içinde ele alıyor; böylece izleyici, geçişken bir anlayışla kültürel belleğin dinamiklerini keşfe çıkıyor. Sergi boyunca yapılan vurgu, keçi figürünün çok katmanlı anlamını ortaya koyarken, mozaik tekniğinin güncel estetikle buluşmasını sağlam bir kavRAM olarak sunuyor. Gereklilik arz eden deneyimler ve kavramsal zihin açıklıkları ile bu sergi, hem sanatseverler hem de akademik çevreler için nitelikli bir kaynak olarak öne çıkıyor.
Bu bağlamda, Heey Keçiler, Hooy Keçiler sergisi, mozaik sanatının günümüzdeki potansiyelini gözler önüne sererken, doğa ile insan arasındaki bağı vurgulayan güçlü bir anlatı kuruyor. İzleyiciler, eserlerdeki renkler ve dokular arasındaki gerilimi hissederken, keçi ikonunun üzerinden yürüyen toplumsal yorumları da derinlemesine keşfetme şansı buluyorlar. Sembolik zenginliğin ve üretimdeki zarafetin birleşimi, sergiyi yalnızca bir sanat gösterisi olmaktan çıkarıp, kültürel hafızanın canlı bir dinamiğine dönüştürüyor. Güncel meseleler ile geçmişin izlerini aynı sahnede bir araya getiren bu deneyim, mozaik sanatının çağdaş söz söylemini güçlendiriyor. Evrim Sanat Galerisi ise bu türden üretimleri destekleyerek sanatseverleri 11 Mart 2026’ya kadar sürecek olan bu özel sergiyi keşfetmeye çağırıyor.
Adres: Caddebostan Mahallesi Bağdat Caddesi Ergun Apt. No: 244 Kat 2 Daire 8 Kadıköy İstanbul
Tel: (0533) 237 59 06
Ziyaret Saatleri: Pzt-Çrş-Perş-Cuma-Cmt 11:00-19:00, Pazar 12:00-18:00; Salı kapalı
İstisnai bir tekniğin çağdaş içeriğe dönüştürülmesiyle ortaya çıkan bu sergi, mozaik sanatının geçmişten günümüze uzanan güçlü bir köprü kurmasına olanak tanıyor. Böylece Mehmet Kına, sadece bir sanatçı olarak değil, aynı zamanda kültürel belleği güncel tartışmalarla eşleştiren bir düşünce kurucusu olarak da öne çıkıyor. Bu, izleyiciye, mozağin yalnızca dekoratif bir obje olmadığını, toplumun yaşamını ve değerlerini yansıtan bir dil olduğunu hatırlatıyor.
