Doğanın ve güvenliğin iç içe geçtiği Tunceli’de, asayişin yönetiminde kadın gücü iki kritik atama ile taçlandı. 27 yıllık tecrübesiyle Lale Semalettinkaraipleroğlu, Asayiş Şube Müdürlüğü görevine getirildi. Ahlak Büro Amiri olarak ise Rabia Tonbullar görevi üstlendi. Bu kararlar, kentte güvenlik politikalarının kadın odaklı bir perspektifle nasıl güçlendiğini gösteriyor.
Güvenlik hizmetlerinde kadın temsiliyetinin artması, sadece bir atama meselesi değil; toplumla kurulan güven ilişkisini güçlendiren bir stratejinin parçası olarak görülüyor. Tunceli Valisi Şefik Aygöl ve İl Emniyet Müdürü Kazım Günay Demiralay, bu atamalarla şehirdeki iletişim, empati ve mağdur odaklı yaklaşımların daha görünür hale gelmesini hedefliyor. Tunceli’de kadının kıymeti vurgusu ise, bu politika değişikliğinin toplumsal güvenlik dinamiklerine nasıl yansıdığını gösteren en net ipuçlarından biri olarak öne çıkıyor.
Birinci adım olarak Asayiş Şube Müdürlüğü’ne atanan Lale Semalettinkaraipleroğlu, görevinin kendisi için sadece bir unvan olmadığını belirtiyor. “Bu üniforma cesaretin, kararlılığın ve inancın sembolü” diyen Semalettinkaraipleroğlu, şehirdeki güvenlik ortamını güçlendirmek için gece gündüz çalışacaklarına vurgu yapıyor. Kadınların şiddetle mücadelede ön safta yer alması, mağdurların korunmasına ve faillerin adalet önüne çıkartılmasına olan bağlılığı artırıyor. Bu yaklaşım, kurumsal güvenin temas noktalarını yeniden şekillendiriyor ve toplumsal güvenceyi pekiştiriyor.
Rabia Tonbullar ise Ahlak Büro Amiri olarak göreve başladığında, kariyerinin bu dönemeçte bir güç kaynağı olduğunu ifade ediyor. “Kadın amir olmak, sahada yalnızca bir temsiliyet değil, aynı zamanda farklı bir bakış açısı kazandırıyor” diyen Tonbullar, mağdur odaklı yaklaşımı ve iletişim becerileriyle, güvenlik hizmetlerini daha erişilebilir ve etkili kılmayı hedefliyor. Eşiyle birlikte yürüttükleri görev, kadınların güvenlik alanındaki görünürlüğünü artıran bir örnek olarak öne çıkıyor.
2 başkanlık arasındaki bu denge, kentte toplumsal güvenlik mimarisini değiştiriyor. Yetkinlik, empati ve iletişim odaklı bir güvenlik anlayışı, mağdurların yeniden güç kazanmasına olanak tanırken, şiddet olaylarının önlenmesi ve toplumsal huzurun sürdürülmesi için kalıcı çözümler üretmeyi amaçlıyor. Bu bağlamda, kadının karar alma süreçlerindeki görünürlüğü, yerel güvenlik politikalarının temel taşlarından biri haline geliyor.
Resmi açıklamalarda vurgulanan hedefler arasında, ileri görüşlü iletişim stratejileri, emniyet birimlerinin şeffaflığı, ve toplumla güçlenen ortaklıklar yer alıyor. Kadın yönetişiminin artmasıyla birlikte, şehirdeki riskli alanların tespiti ve müdahale kapasiteleri güçleniyor. Ayrıca, kadın polislerin öncülüğünde yürütülen farkındalık programları, toplumsal cinsiyet temelli şiddetin önüne geçmek için yürütülen projelerin ivmesini artırıyor.
Bu gelişmeler, Tunceli’nin doğal güzellikleriyle uyum içinde güvenliğin sürdürülebilir bir yapıya bürünmesini hedefliyor. Şehrin güvenlik profili, kadın liderliğindeki ekiplerden güç alarak daha kapsayıcı bir yaklaşımı benimsiyor. Asayiş Şube Müdürlüğü ve Ahlak Büro Amiri rolleriyle kadınların sahadaki etkisi, sadece bireysel başarı hikayeleriyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda genç kuşak kadınlara yol gösteren bir referans noktası oluşturuyor.
İl yöneticileri, bu atamaların istatistiklere yansıyacak somut değerler üretmesini bekliyor. Önümüzdeki dönemde mağdur hakları, kadına yönelik şiddetin önlenmesi, ve toplum güvenliğinin artırılması yönündeki göstergelerde artışa işaret ediliyor. Özellikle iletişim odaklı yaklaşım, toplumla güvene dayalı hizmet sunumunu güçlendirecek ve kamu güvenini artıracak.
Sonuç olarak, kadın liderliğindeki güvenlik stratejileri Tunceli’de sadece sembolik bir değişiklik değil, toplumsal dayanışmayı pekiştiren ve şehirdeki güvenlik dinamiklerini kökten değiştiren bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Lale Semalettinkaraipleroğlu ve Rabia Tonbullar’ın görev süreleri boyunca, empati, adalet ve etkili iletişim odaklı çalışmalarıyla kamuoyunun güvenine güç katması bekleniyor. Bu yeni kadro, kentteki huzurun sürekliliğini sağlamanın yanı sıra, genç kadınlar için cesaret kırmayan bir örnek teşkil ediyor ve şehirle kurulan güvenli bağları daha da güçlendiriyor.
