Genel Sağlık-İş’ten 6 Şubat Açıklaması

Şubat 2020, bölgeyi sarsan büyük depremler sonrası, sağlık altyapısında ortaya çıkan sorunlar ve sürdürülebilir çözümler hâlâ gündemde. Yıkıcı etkilerin ardından hastaneler ve sağlık merkezleri büyük hasar görmüş, buna rağmen bölge halkının hayatta kalma mücadelesi devam ediyor. Sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği ve kalitesi, deprem sonrası yaşanan ciddi tahribatlar nedeniyle hızla gerilemeye başladı. Bu durum, bölgedeki yaşam kalitesini ve genel sağlık durumu üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor.

İnsan hayatını doğrudan etkileyen bu felaketlerin ardından, bölgedeki sağlık kurumlarının durumu, hazırlıksızlık ve yetersiz altyapı sayesinde daha da kritik hale geldi. Hastanelerin birçoğu, yıkım ve hasar nedeniyle geçici çözümlerle, konteynerler ve çadır hastaneleriyle hizmet vermeye çalışıyor. Ancak bu çözüm yolları, sadece acil ihtiyaçlara cevap verirken, uzun vadede sürdürülebilir değil. Yetersiz inşaat, planlama sorunları ve maddi kısıtlamalar, ciddi sorunların çözümünü geciktiriyor.

Sağlık Altyapısında Devam Eden Sorunlar

Deprem sonrası ilk birkaç ayda ortaya çıkan sorunların başında, yaralanmaların tedavisi ve acil sağlık hizmetleri gelir. Ancak, bu sorunlar sadece ilk etapla sınırlı kalmadı. Uzun vadeli çözümler yerine, geçici müdahalelerle yetinmek bölgede daha büyük sorunların ortaya çıkmasına neden oldu. Adana ve Adıyaman gibi illerde, büyük hastaneler halen tam kapasitede çalışmalarına başlayamadı ve eski fonksiyonlarına kavuşmadı.

Özellikle, büyük hastane kompleksleri ve uzman sağlık merkezleri, fiziksel onarım ve güçlendirme çalışmalarının tamamlanmasına engel olan yetersiz finansman ve lojistik sorunlarla karşılaşıyor. Balcalı Hastanesi ve Besni Devlet Hastanesi gibi birçok önemli kurumda, bölgesel sağlık hizmetlerinin devamlılığı tehdit altında. Bu durum, bölgedeki sağlık çalışanlarını ve hastaları zor durumda bırakıyor, acil durumlarda sağlık hizmetlerine erişim güçleşiyor.

Yapılan Çalışmalar ve Bu Çalışmalardaki Eksiklikler

  • Birçok hastane, acil inşaat ve güçlendirme projelerine başlanmış olsa da, çalışmaların tamamlanması aşırı yavaş ilerliyor.
  • Kıt kaynaklar ve planlama hataları, inşaat süreçlerini erteleyip maliyetleri artırıyor.
  • Sadece büyük hastaneler değil, sağlık merkezleri ve aile sağlığı klinikleri de altyapı yetersizliklerinden olumsuz etkileniyor.
  • Sağlık çalışanlarının çalışma koşulları, yetersiz altyapı ve ekipman eksiklikleri nedeniyle zorlanıyor.

Adıyaman’da Sağlık Durumu ve Güncel Sorunlar

Adıyaman, depremlerden en kötü etkilenen şehirler arasında yer alıyor. Bu şehirde, %90’dan fazlası tamamen yıkılan hastaneler ve sağlık merkezleri halen tam anlamıyla inşa edilmedi. Yıkılan veya hasar gören kurumlar yerine kurulan konteyner tabanlı geçici tesisler, sık sık elektrik ve su kesintileriyle karşı karşıya kalıyor. Hijyen sorunları, operasyonel aksaklıklar ve maliyetlerin yüksekliği, sağlık çalışanlarının ve hastaların güvenli ve kaliteli hizmet alamamasına neden oluyor.

Sağlık altyapısındaki gelişmelerin gecikmesi, özellikle kronik hastalıklar ve salgınların tedavisini olumsuz etkiliyor. Bu süreçte, sağlık hizmetlerine erişim her geçen gün zorlaşıyor ve bölgede yaşam kalitesi ciddi anlamda düşüyor.

İnşaat ve Altyapı Sorunlarının Nedenleri

Depremin ardından inşaat sektöründe yaşanan büyük yavaşlama, bölgeye yöneltilen bütçelerin ve planlamaların yeterince koordine olamamasıyla birleşiyor. Bu durum, yeni yapıların inşasında gecikmelere ve mevcut altyapıya zarar veren üst yapıların güçlendirilmesi sürecinin uzamasına neden oluyor. Ayrıca, enerji ve su altyapısındaki eksiklikler, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından ciddi riskler barındırıyor.

Sağlık Çalışanlarının ve Yöneticilerin Durumu

Sağlık çalışanları, yoğun ve stresli koşullarda çalışmalarını sürdürüyor. Yetersiz ekipman, güvenlik sorunları ve sürekli değişen çalışma ortamı, bu çalışanların performansını olumsuz etkiliyor. Birçok sağlık profesyoneli, merkezlerin tam kapasite çalışmaması nedeniyle, kendi uzmanlık alanlarındaki hizmetleri daraltmak zorunda kalıyor.

Uzmanlar, kalıcı çözümler için şu temel adımların atılması gerektiğine işaret ediyor:

  • Planlı ve hızlı inşaat projeleri: Uzun vadeli ve sürdürülebilir yapıların hızla tamamlanması.
  • Mevcut altyapının güçlendirilmesi: Hastanelerin ve sağlık merkezlerinin dayanıklığının artırılması.
  • Kaynakların doğru yönetimi: Finansmanın ve lojistiğin etkin ve şeffaf hale getirilmesi.
  • Sağlık çalışanlarının güvenli çalışma ortamlarının tesis edilmesi: Ekipman ve güvenlik önlemlerinin iyileştirilmesi.
  • Acil müdahale ve kriz yönetimlerinin geliştirilmesi: Afetlere dayanıklı ve hızlı tepki veren sağlık sistemleri kurulması.

Her Şeyden Çok, Uzun Vadeli ve Sürdürülebilir Çözümler Şart

Deprem sonrası, bölge halkı ve sağlık çalışanları, inşa edilmekte olan bu altyapıya büyük umutlar bağlıyor. Ancak, hayata geçirilecek kalıcı ve güçlü sağlık altyapısı olmadan, bölgede sağlıklı yaşam ve kaliteli sağlık hizmetleri mümkün değil. Bu nedenle, mevcut sorunların kaynağına inmek, kapsamlı planlamalar yapmak ve ilgili tüm paydaşları harekete geçirmek en kritik ihtiyaç haline geliyor. Aksi takdirde, yine aynı sorunlar tekrar edecek ve bölge, sağlık açısından büyük risk altında kalmaya devam edecektir.