ASM’lerde Raporlu Doktorlara Vekil Bekleniyor

Sağlık sektörü, özellikle aile sağlığı merkezlerinde görev yapan hekim, ebe ve hemşireler için kritik bir noktada duruyor: izin kullanımı ve vekil uygulamaları. Bu uygulamalar, yalnızca personelin değil, toplum sağlığının doğrudan etkilenmesine yol açan en önemli kıstaslardan biri haline geldi. Günümüzde, sağlık çalışanlarının sağlık raporu almaları yalnızca yeterli görülmüyor; yerine getirilecek vekil düzenlemeleri ve bu süreçte karşılaşılan zorluklar, sistemi ciddi anlamda yeniden şekillendiriyor.

İş yükü altında ezilen sağlık personeli, özellikle izin ve rapor taleplerinde, hukuki ve idari kısıtlamalar nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Bu mağduriyetlerin temel sebebi ise, resmi mevzuat ve uygulamaların, çalışanların sağlık haklarını değil, idarelerin ve sistemin sürekliliği adına konulan zorunluluklar olmasıdır. Hekim veya ebe, kaza veya hastalık sonucu rapor aldığı zaman, yerine bir vekil atanamadığı sürece, maaşında kesinti veya iş akdinin feshi tehdidiyle karşılaşıyor. Bu durum, hem çalışanların *sağlık haklarını* çiğniyor hem de *sağlık hizmetlerinin sürekliliği* üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor.

Vekil temininde yaşanan sorunlar, özellikle kırsal ve merkezi bölgelerde ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Uygulama, pratikte çok sık karşılaşılan iki ana soruna yol açıyor: Birincisi, uygun nitelikte ve yeterli sayıda vekil hekimin veya sağlık çalışanının bulunmaması; ikincisi ise, vekil aranırken yasal ve mali yükümlülüklerin çalışanlar ve idareler arasında dengesiz bir şekilde dağıtılması. Dolayısıyla, çalışanlar rapor alır almaz, kendilerinin ve bakım verdikleri hastaların sağlık hakkı ikinci plana atılıyor; çünkü idarelerin veya çalışanların vekil bulamaması, sistemin akışını durduruyor.

## Sağlık raporu tek başına yeterli değil

Hastanın sağlık durumu nedeniyle rapor alması, sadece bireysel bir hak değil; aynı zamanda, sistemin sağlıklı işlemesi için bir zorunluluktur. Ancak, mevcut uygulamada, kişisel rapor alınması, onun yerine vekil atanması şartına bağlanmış durumda. Bu da, pratikte, rapor onayını ve hak kullanımını engelliyor. Üstelik, hukuki mevzuata göre, rapor alıp alınmaması önem taşısa da, vekil ataması ile ilgili kurallar, uygulamada önemli bir engel teşkil ediyor.

Vekil bulunamazsa, maaş kesintileri ve performans cezaları devreye giriyor. Bu da çalışanlar arasında, hastalık veya kaza sonrası haklarını kullanma konusunda ciddi bir korku ve baskı yaratıyor. Çalışanlar, sağlığıyla ilgili rapor almaktan endişe duyar hale geliyor ve bu durum, iş güvencesinin teminat altına alınmadığı algısını pekiştiriyor. Türkiye’de yapılan birçok araştırma, izin ve rapor uygulamalarındaki bu sorunların, sağlık çalışanlarının motivasyonunu ve çalışma kalitesini olumsuz etkilediğine işaret ediyor.

## Sistemin halk sağlığına etkileri

ASM’lerin tükenmişliği, bizim toplum sağlığını olumsuz etkileyen kritik bir sorun. Çalışanların yoğun iş temposu, sürekli angarya ve izin haklarının kısıtlanması nedeniyle, temel hizmetlerin sekteye uğraması söz konusu oluyor. Bu durum, özellikle *aşı programları*, *tarama testleri* ve *sürekli bakım gereken hastalıkların takipleri* gibi önleyici sağlık hizmetlerinde ciddi aksamalara neden oluyor.

Hastaya zamanında ulaşamayan, detaylı muayene veya sağlık danışması alamayan toplum, hem hastalıkların ilerlemesine hem de sağlık harcamalarının artmasına neden oluyor. Ayrıca, hastalar hastaneye yönlendirilirken, sağlık merkezlerinin yükü artıyor ve birincil bakım hizmetleri ikinci plana itilmiş oluyor. Dolayısıyla, sağlık çalışanlarının tükenmişliği ve izin uygulamalarındaki sorunlar, sadece personel mağduriyetine değil, halk sağlığına da dolaylı yoldan zarar verecek seviyeye ulaşmış durumda.

## Performans ve ücret kesintileri

Mevcut sistemde, çalışanların sağlık nedeniyle izin almaları veya rapor almaları, performans ve ücretler üzerinde doğrudan etkili oluyor. Özellikle hastalık veya kaza sonrası, çalışanların maaşlarında %60’a varan oranda kesintiler söz konusu olabiliyor. Bu oran, düşük gelirli sağlık çalışanları için yıkıcı seviyelerde ve onları, sağlık haklarını kullanma konusunda caydırıcı hale getiriyor.

Tablo şeklinde özetlemekte fayda var:

| Durum | Uygulama | Etki |
| ———– | ———– | ————– |
| Hastalık raporu + vekil bulunmadı | Maaş kesintisi | Ek gelir kaybı ve güvencesizlik |
| Uzun süreli kaza raporu | Vekil arama ve bulamama | İş sürekliliğinin tehlikeye girmesi, çalışan mağduriyeti |

Özetle, performans sistemi, hata veya hastalık durumunda cezalandırıcı ve ödüllendirici unsurlar yerine, çalışanların haklarını gözeten ve iş güvencesini teminat altına alan yaklaşımlarla revize edilmelidir.

## Hukuki çerçevede sağlanan haklar ve muhtemel yollar

Çalışanların, bu haksız uygulamalara karşı hukuki yollara başvurma hakları bulunuyor. İş hukuku ve sağlık mevzuatı, çalışanların sağlık raporu ve izin haklarını koruyan çeşitli hükümler içeriyor. Ancak, uygulamada bu hükümler yeterince etkin kullanılmıyor. Çalışanlar şu yolları deneyebilir:

Sözleşmeye dayalı itiraz yolları: İşveren veya sağlık idarelerinin aldığı kararları, yazılı şekilde dava edebilir ya da itiraz edebilir.
Sosyal güvenlik hakları: SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri ve rapor değerlendirmeleri, çalışanların mağduriyetlerini hafifletebilir.
Sendikal destek ve toplu pazarlık: Sendikalar, ücret ve izin uygulamalarını yeniden düzenleyerek, çalışanların haklarını güçlendirebilir.

Bu yollar, çalışanların sağlık hakkını savunmada önemli araçlar olup, toplumsal hak ve güvencelerin artırılmasını sağlar.

## Politika ve yönetim önerileri

Sorunun çözümünde en önemli adım, idari ve yasal düzenlemeleri bütüncül biçimde revize etmek. İşte hızlı ve etkili adımlar:

Vekil havuzları oluşturmak: İl ve ilçe düzeyinde, geçici görev yapabilecek, seçilmiş ve eğitilmiş sağlık çalışanlarından oluşan vekil havuzları kurmak.
Merkezi vekil atama mekanizması: Rapor alındığında otomatik ve merkezi bir sistemden, hızlı vekil atamasını sağlamak.
Ücret güvencesi ve yasa düzenlemesi: Raporlu çalışanlara, maaş kesintisi yapılmamasını veya asgari ödeme garantisinin sağlanmasını içeren düzenlemeleri yapmak.
Performans sistemini yeniden tasarlamak: Klasik sayısal performans göstergeleri yerine, *hasta memnuniyeti*, *muayene süresi* gibi kalite odaklı kriterler belirlenmeli ve cezalandırıcı mekanizmalar azaltılmalıdır.

## Uzun vadeli reformlar

Kalıcı ve sürdürülebilir çözüm için köklü reformlar gerekir. Bunlar, özellikle *ekip temelli çalışma modeli*, *yeni esneklik protokolleri* ve *sürekli mesleki gelişim programları* içermelidir:

Ekip temelli bakım modeli: Hekim, ebe, hemşire ve sağlık yöneticilerinin bütünsel çalıştığı, devamsızlığı azaltan ve işleri paylaşan yapı.
Yedekleme ve esneklik protokolleri: Mevsimsel ve beklenmedik kayıplar için, önceden hazırlanan planlar ve yedek personel tedariki.
Eğitim ve psikososyal destek: Çalışanlara, tükenmişlikle mücadele ve ruh sağlığını koruma kapsamında düzenli eğitimler ve danışmanlık hizmetleri.

## Başarılı vekil havuzu pilotu örneği

Gerçekçi ve etkili bir pilot program, aşağıdaki adımlarla gerçekleşebilir:

1. İlçe sağlığı müdürlüğü, gönüllü ve eğitilmiş sağlık çalışanını kaydeder ve görev saatleri ile ücret koşullarını belirler.
2. Rapor alınır alınmaz, merkezi sistem otomatik olarak uygun ve önceden belirlenmiş vekil atar.
3. Atanan vekil, belirlenen süre boyunca görev yapar ve orijinal çalışan maaşında herhangi bir kesinti yapılmaz.
4. Bu sayede, *iş güvencesi sağlanır*, *hizmet sürekliliği* korunur ve *çalışanların izin hakları* fiilen kullanılır hale gelir.

Bu model, hem çalışanların sağlık hakkını koruyan hem de ASM hizmetlerinin aksamadan devam etmesini sağlayacak güçlü bir yöntem olarak öne çıkar.

## Politika yapıcılar için hızlandırılmış kontrol listesi

– Çok önemli: Mevcut sözleşme ve uygulamaları gözden geçirerek, vekil zorunluluğu ve maaş kesintisi maddelerini netleştirin.
– İl ve ilçe düzeyinde: Vekil havuzları kurun ve merkezi atama sistemini hayata geçirin.
– Hukukçular ve idareler: Ücret güvencesi ve yasal düzenleme getirin veya mevcut mevzuatı güncelleyin.
– Performans ve kalite düzenlemeleri: Hasta memnuniyeti ve hizmet kalitesi odaklı gösterge ve hedefler belirleyin.

Bu adımlar, hem çalışan haklarını korumak hem de birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendirmek adına kritik öneme sahiptir. Uygulamadaki aksaklıkları gidererek, sağlık çalışanlarının mağduriyetlerini minimize etmek ve toplumun sağlık hizmetine ulaşımını artırmak mümkündür. Bu nedenle, sistematik reformlar, idari düzenlemeler ve yasal güvenceler, sürdürülebilir sağlık sisteminin temel taşlarıdır.