Altın Portakal’da İki Yeni Film İzleyici Karşısına Çıktı

Altın Portakal’da İki Yeni Film İzleyici Karşısına Çıktı - Kadın Girişim
Altın Portakal’da İki Yeni Film İzleyici Karşısına Çıktı - Kadın Girişim

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışma filmleri “Bir Anne Hakkında” ve “Ölü Arının İğnesi” izleyiciyle buluştu. Gösterimlerin ardından filmlerin yönetmenleri, oyuncuları ve yapım ekipleri seyircilerin sorularını yanıtladı. Festivalin Film Forum programında ise uluslararası ortak yapımlar, proje değerlendirme ölçütleri ve kısa film dağıtımı ele alındı.

“Bir Anne Hakkında” anneliği ve iç çatışmayı ele aldı

Yönetmen ve senarist Büşra Bülbül’ün filmi, ağırlaşan hayat koşulları karşısında ahlaki bir ikilemle yüzleşen bir annenin hikâyesini anlatıyor. AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterim sonrasında Bülbül’e senarist Bekir Bülbül, oyuncular Sevda Erginci, Ecmel İs Ergür, Osman Doğan, Ahmet Çelik, Ümran Şakır ve Duygu Köse; yapımcı Betül Demir ile cast direktörü Filiz Çelik eşlik etti.

Büşra Bülbül, karakterin iç dünyasındaki büyük çatışmayı filmin sakin ve minimal anlatımıyla görünür kılmayı amaçladığını söyledi. Yönetmene göre, dışarıya fazla yansımayan duygular ve gündelik hayatın sessiz anları, karakterin mücadelesini anlatmanın temel yolları arasında yer alıyor. Başrol oyuncusu Sevda Erginci de karakteri canlandırma sürecinin, annelik ve filmin işlediği meseleler üzerine kendi düşüncelerini etkilediğini belirtti.

“Ölü Arının İğnesi” suçluluk, yas ve vicdanı sorguladı

Aydın Orak’ın yönettiği “Ölü Arının İğnesi”, kazara iki aylık bebeğinin ölümüne neden olan avukat Yusuf ile eşi Ayşe’nin ilişkisi üzerinden suçluluk, yas ve aile bağlarını inceliyor. Gösterimden sonra Orak’la birlikte oyuncular Cansel Elçin, Nilüfer Açıkalın, Tim Seyfi, Mehmet Çepiç, Zeynep Tuğçe Bayat, Mustafa Çavuş ve Salih Yıldırım izleyicilerin karşısına çıktı.

Orak, filmin çıkış fikrinin baba olduktan sonra aklına gelen varsayımsal bir durumdan doğduğunu anlattı. Yönetmen, hikâyenin merkezine insanın hatalarıyla ve vicdanıyla nasıl yüzleştiği sorusunu koydu. Karakterin farklı alanlarda yaşadığı çelişkilerin, insanların karmaşık doğasını yansıttığını da vurguladı.

Avukat Yusuf’u canlandıran Cansel Elçin, hikâyenin duygusal ağırlığı nedeniyle başlangıçta rolü kabul etmekte tereddüt ettiğini söyledi. Nilüfer Açıkalın ise filmi ve senaryoyu etkileyici bulduğunu; yapımın ahlak, merhamet ve vicdan meselelerini bir trajedi üzerinden kadın ve erkek karakterlerin acılarına bakarak işlediğini ifade etti. Açıkalın, filmin belirsizlik taşıyan finalini de anlatının güçlü unsurlarından biri olarak değerlendirdi.

Film Forum’da uluslararası ortak yapımlar konuşuldu

Festivalin sektör programı Film Forum, yerli ve uluslararası sinema profesyonellerini panel ve söyleşilerde bir araya getirdi. “Yerelden Küresele: Yapımcı Gözüyle Uluslararası Ortak Yapımlar” başlıklı buluşmaya ödüllü yapımcılar Milad Hüsrevî ve Ana Maria Pirvan katıldı.

Kurmacadan belgesel ve animasyona uzanan farklı türlerde filmler üreten Hüsrevî, sansür nedeniyle çalışmalarının İran’da gösterilemediğini ve yapımların çoğunlukla yurt dışında izleyiciye ulaştığını anlattı. Hüsrevî ve ortak yapımcısı Pirvan, yerel hikâyeleri evrensel bir sinema diliyle farklı kültürlerden izleyicilere taşımayı hedeflediklerini belirtti. Pirvan, ilk filmini hazırlayan yönetmenlere festival takvimlerine ve başarı beklentisine gereğinden fazla bağlanmamalarını önerdi.

Yapımcılar bir projeyi değerlendirirken nelere bakıyor?

“İçeriden Bir Bakış” söyleşisinde senarist ve yapımcı Erdi Işık ile Warner Bros. Discovery Türkiye Başkan Yardımcısı Deniz Şaşmaz Oflaz, projelerin ilk değerlendirme sürecini anlattı. Oflaz, hikâyenin ilk sayfalarında izleyiciyi anlatının içine çekmesini ve takip edilecek güçlü bir karakter sunmasını önemsediğini söyledi. Işık ise bir projeyi değerlendirirken karakter, hikâye ve çatışmanın belirleyici olduğunu vurguladı.

Işık, distopya temalı projeleri çoğunlukla değerlendirme dışında bıraktığını ve yurt dışına satış potansiyeli bulunmayan işleri kabul etmelerinin zor olduğunu da aktardı. Söyleşide, bir projenin yalnızca fikrinin değil, karakter yapısının ve uluslararası dolaşım imkânının da yapımcıların kararlarında rol oynadığı ortaya çıktı.

Kısa film dağıtımında festivallerin rolü

Film Forum’un kısa film dağıtımına ayrılan “Kısa Film Dağıtımı: Festivalden Sonra Ne Oluyor?” panelinde yönetmen Ramazan Kılıç ile yönetmen ve yapımcı Esra Güzel konuştu. Kısa filmlerin sinema salonlarında gösterim imkânının sınırlı olduğuna dikkat çeken Kılıç, festivallerin filmleri izleyiciyle buluşturan önemli kanallardan biri olduğunu belirtti. Dağıtımcıyla çalışmanın da kısa filmlerin gösterim sürecini planlamaya katkı sağladığını ifade etti.

Festivalin yarışma gösterimleri, iki ayrı aile ve vicdan hikâyesini seyirci tartışmasına açarken Film Forum etkinlikleri yapım, senaryo geliştirme ve dağıtım başlıklarına odaklandı. Böylece program, hem filmlerin yaratım süreçlerini hem de sinema sektöründeki pratik meseleleri gündeme taşıdı.